tylerdurden...Günler; Tepelerden Aşağı Koşan Vahşi Atlar Misali!!

Mart 11, 2008 - dinleyin

depeche mode hayat gibidir.... Bu akşam enerji için "its no good" melankoli için "free love" dinleyiniz...

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Mart 2, 2008 - Sen kiminle konuşuyorsun??

-Bir hikaye yazsam fena olmaz herhalde..Acayip bir hayat yaşıyorum.

-ne enteresanı ulen herkes gibi bi hayatın var işte

-öyle deme olm neler yaşadım lan son 5 senede

-benim niye haberim yok

-senin neyden haberin var ki? tek bildiğin beni eleştirmek...sende biliyosun yaşananları

-tamam biraz garip olaylar oldu ama!! abartmasan?

-seninlede muhabbet edilmiyor ha! millet içbenliğiyle nirvanaya ulaşıyo, seninle birşeye ulaşmışlığım yok henüz..Bazen sırf beni eleştirmek için geldiğini düşünüyorum

-Belki eleştirilmek istediğin içindir?

-Nerden vardın bu sonuca?

-Az önce kendin dedin..Sadece..

-Tamam uzatma, bi sigara içeceğim

- hani bırakıyodun ulan sigarayı?

-Bıraktım ya 1 sene.. göbek yapınca tekrar başladım

-Bırakıpta tekrar başlamadığın bişey varmı?

-Ne bu ima şimdi

-Sen daha iyi bilirsin...Onuda bırakmıştın.Ne alemi vardı tekrar birlikte olmanın

-Sigaradan ona nasıl bağladın lan mevzuyu

-Çok basit.. Konu senin iraden olunca her boka bağlarım ben

-Daha önce konuştuk bu konuyu.. Halletmem gereken bişey vardı onunla.Onun için tekrar birlikte oldum.

-Hallettin mi bari?

-Evet.. Bi boka benzemedi ama!! aslında..neyse boşver

-Ben biliyorum ne olduğunu ama, peki boşverelim

-Ondan sonraki ne oldu?

-Seninde herşeyden haberin var ha!

-ee normal değilmi bu?

-Tamam tamam, salakça bi laftı

-Cevap?

-Ondanda bişi olmadı.. Aynı filmi tekrar çevirdim..

-Sen bunları kendin istedin biliyosun dimi?

-Nasıl yani? anlamadım

-Yani istediğin tarz insanlar giriyor hayatına..Yani kolay olsun diyosun, sonrada bunlar niye böyle diyorsun... Kolay olunca ortaya sağlam bişey çıkarma ümidin yokmu, çıldırıyorum

-Tamam haklısın bu konuda, ama şimdi başım ağırıyo..Konuşmasak bu konuları?

-Tamam öyle olsun...Yarın ne yapıyoruz?

-erken kalkacağız.. biraz işimiz var

-ben gelmesem seninle..

-Sen bilirsin.. zaten son zamanlarda canın istediği zaman gelip gidiyorsun

-İhtiyacın olacaksa geleyim

-Yok sağol... ben hallederim

-dikkat ettiysen son konuyu fazla uzatmadım!!

-Evet farkettim..

-Son konuştuklarımızı hatırlıyosun dimi?

-Evet.. Söz verdim sana.. Bundan sonra hata yok

-Umarım

-Emin olabilirsin..

-Buraya neden yazdın konuştuklarımızı?

-Merak etme kimse anlamaz kiminle konuştuğumu

-Anlarlarsa hakkında iyi düşünmezler

-Umurumda değil biliyosun

-Tamam o zaman...Ben artık gideyim.İhtiyacın olursa çağırırsın beni

-Tamam ama fazla derinlere inme..Sonra 10 yaşında çıkıyorsun karşıma, ne anlattıklarımı anlıyorsun ne de başka bişey

-hehehe umarım öyle olmaz birdaha.

-Tamam hadi görüşürüz. Eyvallah

-Eyvallah

 

-  

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Ekim 20, 2007 - KAVUŞMA

Sislerin içinden yürürken ben

Uzakta bir ışık

Işığın adı sen

Sana doğru geliyorum

Yüzümde çocuksu gülümseme

Cebimde misketlerim

Yaklaştıkça büyüyor

Yaklaştıkça artıyor ışık

Dağılıyor sisler

Güneş gösteriyor yolumu

Gökyüzü mavimsi

Yanıbaşımda akan dere

İçinde balıklar

Huzura delalet edercesine

Uzun zamandır yürüyen ben

Papuçlarım eski

Ve unutmuşken

En son aldığım yaradan

Akan kanımın litresini

Şimdi terazide

Mutluluk

Şimdi bohçamda

Huzur

Şimdi

Daha önce hiç olmamışım  gibi

Yaklaştıkça sana

Etrafta hoş bir koku

Tıpkı anne teni

Kehribar rengi saçların

Işıldarken gözbebeklerimde

Gözlerin minik bal damlacıkları

İşte yanındayım

İ what diye başlayan soru

Anlam kazanıyor aniden

I sen you ben

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Ekim 2, 2007 - ÇOCUĞUN KURGULARI

zaman geçecek mi çalı diplerinden
anılar yürür gibi sulara
bak sevindiğin kadar aynalara
bir savaş gökleşecek denizden

sevişmeler boyandı uykulara
yorgun karlar gibi yağıp gitmekten
tarlalar artık yoruldu çiçekten
gün gizlendi kaçarak kuytulara

zaman geçecek mi bulutların içinden
bir yanlış bırakmadan anılara
yer yok varlığında karanlıklara
bembeyaz güneşli gecesin sen

bitmeyen sularısın sevinçlerin
en güzel ırmaksın sonsuzluklara
sen her sevgide en iyisin
bir çin duvarısın yalnızlıklara

zaman geçecek mi çalı diplerinden
anılar yürür gibi sulara
bak sevindiğin kadar aynalara
bir savaş gökleşecek denizden

 

(ezginin günlüğü' nün güzel bir parçasının sözleri)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Ekim 2, 2007 - VooDoo

Sessiz yürürdü Deniz.. Sessiz ve başı önünde; arada bir yerdeki bişeye tekme atmaya niyetlenir sonra vazgeçerdi sebepsizce...Yürürken düşünmeyi severdi; çoğu zaman elleri cebinde, arada gökyüzüne bakar "güneşmi bulutların arkasında, yoksa bulutlarmı güneşin önünde" gibi saçma sapan şeyler söyler sonra kendi söylediğine gülerdi..Kesik kesik bir gülümsemesi vardı, asab bozucu ve kendine has. Oturduğu yerde hemen ayak ayaküstüne atar ve bi saat önce geçen bir konuşmanın devamını getirirdi. Arada bol bol "tamam" mı diye karşısındakinin kendisine odaklanmasını ister beceremezse "işte böyle" diye kestirip atardı. Sigara paketini hiç dolu görmezdim, daima içinde birkaçtane olurdu, hiç çalmayan bir cep telefonu, hiç yanmayan bir çakmağı, eskimeyen converse ayakkabıları, uzamayan saçları ve hep aynı bakan gözleri vardı.. Zamanı durdurmuş içinde kaybolmuş gibiydi... Belkide o yoktu, belkide vardı.. Son kez karıştırırken çayını geriye sadece iki şekerden biri kaldı.. Şeker bayramıydı.......

(ben uydurdum :)))  )

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Eylül 30, 2007 - KONAKLAMA TESİSİ

Dönüpte baktığında

başladığın yeri görüyorsan kolayca

arpayı düşündürüyorsa bu ızdırap

bırak

artık ekmek kırıntıları atma

tozlu yollara

bak

mavi kuşlar yiyor hepsini

paçavralar bağlama

ağaç gövdelerine

düşün

bir tutam mutluluk için

bunca yol aşındırmalar niye

ayakkabılar eskir

ömür geçer gider

rastlarsan eğer

yolunu kaybetmiş

pırıl pırıl bir umuda

dur

yolun sonu orasıdır

onu unut

ondan öte şeylerde vardır...

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Şubat 23, 2007 - GÜNBATIMI

 

Gün batımı kadar güzel

Yalnızlığımın acısı

Umutsuzluklarda varolan huzur

Birdaha, birdaha aşık olsam

Tekrar yalnız kalsam birdaha

Kanasa yaralarım

Nekahet dönemim hiç bitmese

Alsalar elimden tüm misketlerimi

Tekrar düşsem salıncaktan

O

Yine baksa gözlerimin içine

Olmadı işte derken

Sırtı dönük olsa bana

İçimdeki fırtınada

Sönse bütün denizfenerleri

Kalbim kayalıklarda parçalansa

Yeni aldığım ayakkabı

Sıkarken uçlardan

Hatırlasam satıcının

Geydikçe açılır sözünü

Ve o sırada hala bekliyor olsam seni

Haldun Dormen tiyatrosunun önünde

Gelmediğin her dakika

Bir sigara ile ödüllendirsem

Sönmek üzere olan ciğerlerimi

Ve o ayakkabı sıktıkça

Ben küfrederken satıcıya

O an bir anne

Hızla uzaklaştırsa çocuğunu

Seni görmek uğruna

Sıcak bir temmuz öğleni

Asfaltta oynarken çocuklar

Ve

Çişlerinin nasıl kuruduğunu

Seyrederken sokakta

Ben binsem 20Ü ye

Bitmiş olsa akbilim

Şoför la havle diye başlayıp

De get al ordan bilet diye bitirse

Senin için sürdüğüm parfümüm

Ter kokumu bastırmasa

Ve keşke o an

yaksalar 20Ü yü

İçinde ben varken

Sensiz gittiğim heryerde

Tipsiz bodyguard lar olsa

Damsız almıyok arkadaşım deseler

Israr etmeden uzaklaşsam

Üstüne iki yarım kokoreç yiyip

Abi çay içermiyiz diyen komiye

Evet desem

Nereye diyen taksiciye

Cehennemin dibine derken

Oraya gündüz açmam abi dese

Bende gece tarifesine razı olsam

Zebaniler beni görmeden

Atsam kendimi ataşlara

Ve avazım çıktığı kadar bağırsam

Harlayın ataşı ulaaannn

Bütün bunları sen bilmesen

Ne güzel olurdu

Günbatımı kadar güzel

Yalnızlığımın acısı

 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Şubat 4, 2007 - nasıl??

Seni sevmek nasıl?

Gökyüzü bulutsuz

Mevsimler her zaman bahar

Denizlerde balıklar

Çiçek kokuları havada

Çocuklar misket oynar

Sokaklarda

Seni sevmek nasıl?

Her yağmurdan sonra

Rengarenk gökkuşağı

Geceleri ayışığı

Binlerce yıldız semalarda

Ve usulca esen meltem

İnsanı okşarcasına

Seni sevmek nasıl?

Keşke sadece

Bir tane cevabı olsa…..

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Eylül 14, 2006 - Gerekli

BAŞKA SÖZE GEREK YOK......

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Ağustos 28, 2006 - Yorgun

            YORGUN

Ölüm yorgunluğunda vücutlar..

Konuşmamaya yeminli sanki dudaklarımız.

Islak, nemli ve öfke dolu gözler.

Ve Islık çalarak esen rüzgar .

Çok uzaklara götürecek bizi.

Bir yaz sabahıdır aklımızdaki.

Oysa bir kış gecesine gideceğimiz aşikardır

 

 

Kalbimiz sapasağlam

Vücudumuz felçli

Sarılışımız sonsuza dek sürecek gibi.

Günebakanlar olmuşuz

yüzümüz güneşe dönük

Güneşse bulutların ardında gizli.

 

siyah beyaz görmek isterken dünyayı

Herşey palyaçonun yüzü sanki

Son bir gayretle vücudumda gezen ellerin

Karanlıkta uçan ateşböceği

Ve Ölüm yorgunluğundaki vücutlarımız.

Son nefesini verdi..

Herşey bıraktığımız gibi...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Son Replik...Peki öyle olsun!

Bağlantılar

• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

• joezombi
• yansimalar
• joone
• visne
• cursed
• dgray
• girlhasnoname
• kupavalesi
• bibis
• bulentcaka1
• sivridiller
• beatrice
• uggurcaan
• sis
• inopnevma
• gonulsayfam
• arzumeyp
• ferdagurel
• nesak61
• cadilan
• cancan35
• ruhlargemisi
• yagmurtuana
• Blogcu Yardım
• melikeprensessss